YAŞLILIKTA VİTAMİN B 12 EKSİKLİĞİ


60 yaş üstündeki kişilerin % 10-30'unda Vitamin B 12 eksikliği görülmektedir.
Geleneksel olarak, Vitamin B 12 eksikliğinin pernisiyöz anemi olarak bilinen ağır bir anemi tablosu oluşturduğu bilinmektedir. Ancak B 12 eksikliği anemi ve diğer hematolojik belirtiler olmaksızın sinir sistemini etkileyerek nörolojik hasar (dementia) olarak da ortaya çıkabilir.
Genç yetişkinlerde Vitamin B 12 eksikliği; genellikle B 12 emilimi için gerekli bir protein olan intrinsik faktör üretiminin yetersizliğine bağlı olarak görülür. Buna karşın yaşlılarda B 12 eksikliğinin temel nedeni gastrik atrofiye bağlı emilim yetersizliğidir .

60 yaş üstündeki kişilerin yaklaşık olarak % 10-30'unda Vitamin B 12 eksikliği söz konusudur.
Bu eksikliğin erken belirtileri; hafıza kaybı, entelektüel fonksiyonlarda azalma, depresyon ve mental konfüzyon' dur.
Bu belirtiler eğer yeterince erken saptanırsa, Vitamin B 12 takviyesi ile geri döndürülebilir.

Vitamin B 12 Alımı ve Metabolizması;
B 12 vitamini, normal sinir hücre aktivitesi , hücre proliferasyonu ve metabolizması için gerekli olan esansiyel bir vitamindir . İnsan vücudu bu vitamini üretemediğinden beslenme ile alınması gerekir. Vitamin B 12, tüm hayvansal gıdalarda proteinlere bağlı olarak bulunur. Vücut tarafından kullanılmadan önce mide asidleri ve pepsin gibi enzimler tarafından bu proteinlerden ayrılmak zorundadır. Serbest kalan B 12 vitamini, hemen haptocorrin (Cbl-binding protein - R faktör ) adı verilen bir protein tarafından bağlanarak ince bağırsağa transfer edilir ve burada pankreatik proteazlar tarafından tekrar yıkıma uğrar. Serbest kalan vitamin intrinsik faktör (IF) adı verilen bir glukoprotein tarafından bağlanır. Bu kompleks yapı, ince bağırsağın aşağı kısmında bulunan spesifik membran reseptörleri tarafından tanınarak absorbe edildikten sonra parçalanır ve transkobalamin adı verilen bir taşıyıcı proteine transfer edilir. Bu transfer protein kompleksi holoTC olarak bilinir, kan dolaşımına katılır ve daha sonra tüm hücrelerde bulunan membran reseptörleri tarafından hücre içine alınır.

B 12 vitamininin uygun emilimi aşağıda sıralanan beş faktöre bağlıdır;
•  Diyetle alınımı,
•  Midede asit-pepsin tarafından bağlı olduğu proteinlerden ayrılması,
•  Pankreatik proteazlar tarafından bağlı olduğu R-faktörden ayrılması,
•  B 12 'yi bağlamak için gastrik paryetal hücrelerden intrinsic faktör (IF) salınımı,
•  İleumda B 12 -IF reseptörlerinin varlığı.

Vitamin B 12 Eksikliğinin Nedenleri;
B 12 vitamin eksikliğinin nedeni seyrek olarak yetersiz alınmasıdır . Çoğunlukla, yaşlılarda olduğu gibi, Vitamin B 12 emiliminin yetersiz olması sonucudur. İnsanlar yaşlandıkça gastrik atrofi gelişir. Bu durum besinlerle alınan B 12 -protein kompleksinin parçalanmasında etkin olan pepsin ve hidroklorik asit gibi hazmettirici ajanların salgılanmasının azalması anlamına gelir. Gastrik atrofi farklı yoğunlukta olabilir ve anti asit kullanımı bu gelişimi şiddetlendirebilir.
Malabsorbsiyonun diğer nedeni; gastrik cerrahi veya otoimmun hastalıklar sonucu İntrinsik faktör (IF) düzeyinin azalmasıdır .
Pernisiyöz anemi , IF üreten gastrik paryetal hücrelerin otoantikorlar tarafından tahrip edilmesi (kronik atrofik gastrit) sonucu IF üretiminin azalması veya IF üzerine otimmun saldırı sunucudur.
İki tür anti-IF antikoru mevcuttur; biri B 12 'nin IF'ye bağlanmasını önler, diğeri ise B 12 - IF kompleksinin reseptörler tarafından alınmasını bloke eder .
Vitamin B 12 eksikliğinin bir diğer nedeni ince bağırsaklarda aşırı bakteri üremesi sonucu oluşan aşırı B 12 tüketimidir.  

B 12 Vitamininin Vücuttaki Rolü;  
Özellikle iki önemli enzimatik reaksiyonda ko-faktör olarak rol alan Vitamin B 12 eksikliğinin genel sağlık ve metabolizma üzerinde çok önemli etkisi olabilir;
•  Sinir hücrelerinin çevresindeki miyelin kılıf yapısı ile ilişkili olan yağ asidi metabolizmasında (methylmalonyl-CoA mutase),
•  Metiltransferaz reaksiyonları ve DNA sentezinde (methionine synthase).

Vitamin B 12 eksikliğinin nörolojik hasar oluşturduğu bilinmektedir. Hasar önce periferik sinirlerde başlar daha sonra omuriliği etkiliyerek reflekslerde azalma, mental fonksiyonlarda bozulma, ataxia, yorgunluk, görme bozukluğu, dokunma ve ağrı duyusunda azalmaya neden olur.
Nörolojik hasarın, metil malonat birikimi nedeni ile anormal miyelin yapılanmasının, dejenerasyona neden olması ile ortaya çıktığına inanılmaktadır.
Nörodejeneratif süreçte etkin olan diğer mekanizma; methionine synthase baskılanması ile oluşan S-adenosyl methionine eksikliğidir. Beyinde methionine synthase aktivitesindeki azalmanın S-adenosyl methionine sentezini azalttığı, S-andenosyl homocysteine düzeyini artırdığı ve bunun da miyelin metilasyonunu azaltarak demiyelizasyona neden olduğu düşünülmektedir.

Methionine synthase baskılanması yaşam boyu sürecek diğer bazı ciddi sağlık sorunlarına da yol açmaktadır.
DNA sentezinde azalma , kemik iliği hücrelerindeki hızlı bölünmeyi etkilemekte ve megaloblastik anemiye yol açmaktadır.
Ayrıca homosistein düzeyindeki artışın , yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak, kalp hastalığı riskini artırdığına inanılmaktadır.

Vitamin B 12 eksikliğinin saptanması;
Vitamin B 12 düzeyi, normalden ağır eksikliğine kadar beş farklı kategoride değerlendirilebilir.
1. Normal,
2. Negatif B 12 dengesi,
3. Vitamin B 12 eksikliğine eşlik eden klinik bulgu ve semptomların görülmesi,
4. Vitamin B 12 eksik eritropoez ve geri döndürülebilir nörolojik belirtiler,
5. B 12 eksikliğine bağlı anemi ve muhtemelen geri döndürülemeyecek nörolojik belirtiler.

Vitamin B 12 eksikliğinin ortaya çıkartılmasındaki en pratik yol serum Vitamin B 12 düzeyinin ölçülmesidir. Fakat bazen B 12 düzeyi düşmeden önce geri döndürülemeyecek nörolojik hasarlar ortaya çıkmış olur. Önerilen diğer testler serum ve idrar metilmalonik asit (MMA) ve serum homosistein düzeyidir. Homosistein konsantrasyonu, folik asit, vitamin B 12 , B 6 ve diğer faktörler arasındaki dengeye bağlıdır. MMA, B 12 eksikliği için spesifik olmasına karşın yaşlılarda yanlış yorumlara yol açabilir. Renal fonksiyonlardaki azalma, yüksek homosistein ve MMA düzeyleri bulunmasına neden olabilir.

Bu iki metabolitin de en önemli dezavantajı yalnızca intraselüler eksiklik geliştikten sonra yükselmeleridir.

MCV ölçümü (MCV; >100) ile de B 12 eksikliğinin neden olduğu anemi saptanabilir ancak anemi oluştuğunda nörolojik hasarlar artık geri döndürülemez.

Ticari olarak henüz piyasaya çıkartılan ve en duyarlı olduğu düşünülen tanı amaçlı test holoTC 'dir. Bu B 12 kompleksi, kan dolaşımında bulunan ve B 12 vitaminini temsil eden (total B 12 serum düzeyinin yaklaşık % 6-25'i) tek fraksiyondur. Kan B 12 dengesinin negatife dönüşmesinden etkilenen ilk vitamin B 12 metaboliti olduğu düşünülmektedir. HoloTC'nin dolaşımdaki yarılanma ömrü 0,75 gündür ve kan düzeyi B 12 emilim sorununun ortaya çıkmasından hemen sonra düşmeye başlamaktadır. RIA yöntemi ile yapılan bu test henüz yaygın kullanımda değildir.

Laboratuvarımızda B 12 vitamini, Folik asit ve Homosistein düzeyleri rutin çalışma sistemi içerisinde çalışılmaktadır.

 
 

Bu sayfa, hastalarımızı genel tıp alanında bilgilendirmek amacı ile hazırlanmıştır. Tıbbi tavsiye niteliğinde değildir, özel sorularınız ve tedaviye yönelik uygulamalar için mutlaka doktorunuza danışmalısınız.



 
         

Copyright © 2004 Med Amerikan Polikliniği.